1963 Yılından Bugüne Ankara Anlaşması

Türkiye ile Avrupa Birliği (“AB”) arasındaki ilk temas Türkiye’nin Temmuz 1959’da Avrupa Ekonomi Topluluğu’na (“AET”) üyelik başvurusuyla başlamıştır. AET ile Türkiye arasında dört yıl boyunca süren görüşmeler neticesinde taraflar arasında bir "ortaklık" kurmuş olan Ankara Anlaşması (“Anlaşma”) diğer adıyla Avrupa Topluluğu İşbirliği Anlaşması (“ECAA”) 12 Eylül 1963’te imzalanmış ve 1 Aralık 1964 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Anlaşma’ya AET Üyeleri ve Türkiye taraftır. 1973 yılında AB’ye üye olan İngiltere aynı yılda Anlaşma’ya da imza atmıştır.

Anlaşma’nın 2. maddesinde; "Anlaşma’nın amacı, Türkiye ekonomisinin hızlandırılmış kalkınmasını ve Türk halkının istihdam seviyesinin ve yaşama şartlarının yükseltilmesini sağlama gereğini tümü ile gözönünde bulundurarak, taraflar arasındaki ticari, ekonomik ilişkileri aralıksız ve dengeli olarak güçlendirmeyi teşvik etmektir." şeklinde belirtilerek Anlaşma’nın amacı ortaya konmuştur.

Anlaşma, Türkiye’nin AET’ye üye olma sürecinde uyumunun sağlanması amacıyla taraf devletler arasında Gümrük Birliği’nin oluşturulmasına yönelik hazırlık, geçiş ve son dönem olarak adlandırılan üç aşamalı bir süreç başlatmaktadır.

Hizmet ve sermaye dolaşım serbestisi de sağlamasına rağmen Anlaşma’nın en ilgi uyandıran kısmı ise kişilerin dolaşım serbestisi olmuştur.

İngiltere’nin anlaşmaya taraf olduğu sırada var olan yasaları, İngiltere’de iş kurmak isteyen yabancılara sermaye şartı öngörmezken; 1980’li yılların başında getirilen değişiklik ile birlikte £200.000 sermaye konulması şartı getirilmiştir. Statükonun değiştirilmesi yasağına rağmen İngiltere’nin sermaye konulması şartı aramasının, Anlaşma kapsamında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına karşı ileri sürülemeyeceğinden bahisle İngiltere’de iş yeri açan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, İngiltere İçişleri Bakanlığı’na dava açmıştır. Avrupa Adalet Divanı, son olarak söz konusu uyuşmazlığı Türk vatandaşları lehine çözümlemiştir. Sonuç olarak da İngiltere İçişleri Bakanlığı, Anlaşma kapsamında sağlanan ECAA vizesinin Türk vatandaşlarına verilebileceğini kabul etmiş durumdadır.

Söz konusu vizeler, işçi vizesi ve iş kurma vizesi olmak üzere iki çeşittir:

İşçi vizesi halihazırda öğrenci veya aupair vizesi bulunan ve en az on iki ay boyunca aynı işyerinde çalışan Türklere bu durumu ispatlamaları halinde verilir.

İş kurma vizesine hak kazanabilmek için ise kişinin tecrübe edindiği bir alanda kendi işini kurması, var olan bir işletmeyi devralması veya bu işletmeye ortak olması gerekmektedir. Bir sermaye koşulu aranmamakla birlikte amaçlanan işi kurabilmek için gerekli asgari sermaye tutarını sağlamak yeterlidir. Bununla birlikte dil koşulu da yapılacak işin gerekliliklerine göre değişiklik gösterebilmektedir.

Bu vize, başvuru sahibine ilk olarak bir yıl; ardından başvuru üzerine üç yıllık oturum izni sağlamaktadır.

Anlaşma kapsamında alınabilecek bu vize ile İngiltere’de dört yıllık oturumun sonunda süresiz oturum iznine başvurma hakkına ve vatandaşlık kanunu uyarınca gerekli koşullar sağlandığında vatandaşlık başvurusunda bulunabilme hakkına sahip olunabilmektedir.

Anlaşma kapsamında eş, çocuk ve partnerlerin durumu;

Başvuranın ECAA vizesine hak kazanmasıyla birlikte eşi, İngiltere’de iki sene boyunca birlikte yaşadığı partneri ve on sekiz yaşından küçük çocukları da bu vizeden yararlanabilir.

Başvuran iş kurma vizesi almış olsa dahi yararlananlar için iş alanı açısından herhangi bir kısıtlama olmamakla birlikte bu kişiler, istedikleri iş alanında çalışabilirler.

Brexit’ten sonraki durum;

Anlaşma’nın hükümlerinden olan serbest dolaşım hakkını uygulayan tek ülke olan İngiltere’nin AB’den ayrılması senaryosunda, Anlaşma’nın ve dolayısıyla Türk vatandaşlarına sağlanan ayrıcalıkların ortadan kalkması söz konusu olabilecektir.

İngiltere’nin AB’den ayrılma kararının yürürlüğe girmesi durumunda hak sahiplerinin önündeki ilk seçenek, 1969 tarihli Viyana Sözleşmesi’nin 70. maddesi uyarınca kazanılmış haklarını ileri sürme imkanı bulabilmeleridir. Bu imkandan yararlanabilmenin şartı ise İngiltere’nin ayrılma kararının resmileşmesinden önce ECAA vizesi almış olmaktır.

Diğer bir seçenek ise İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın yetkisinde olan geçiş vizeleridir. Zira İngiltere’de geçmişte bu çeşit vizelerin çıkarıldığı görülmektedir. Bununla birlikte bu vizeler, ECAA vizeleri ile eşit koşullar taşımayabilecektir. Ayrıca geçiş vizesinin yanı sıra ECAA vizesi ile benzer özellikler gösteren diğer vizelere de başvuru sağlanabilecektir.

Şahıslara tanıdığı serbest dolaşım hakkının yanı sıra geniş anlamda Türkiye’yi Gümrük Birliği’ne ortak üye yapmayı amaçlayan Anlaşma, AET’ye taraf olmayan ülkelere göre Türkiye bakımından daha elverişli bir ekonomik ortam oluşturmaktadır.